27 Nisan 2013 Cumartesi

Bir Mobilya Hikâyesi

İnsanın mobilya hakkında hikâyesi olur mu demeyin. Ben de aynı sizin gibi düşünürdüm. Fakat son yaşadıklarımdan sonra evet olur dedim. Geçenlerde bir arkadaşımın evini taşımak için yardıma gittim. Haliyle mobilya tamamen yeniydi. Çünkü arkadaşım bir ay içerisinde evlenecekti. Nişanlısı ile beraber yaşıyorlardı ve evliliği bekliyorlardı.

Taşınacakları ev tam manasıyla bir kâbustu benim için çünkü tam altı katlı bir apartmandı. Ve daire beşinci kattaydı. Ayrıca asansör de çalışmıyordu. Çünkü bina yeniydi ve ruhsatı yoktu asansörün. Başladık mobilya taşımaya. Bir iki iniş çıkıştan sonra nefesim kesilmeye başladı. Sadece 5 kişiydik. Koltuk takımları taşınmaya başlanınca güçlü olduğum düşüncesi ile bütün yük üzerime veriliyordu. Ama beş katı yeni satın alınmış koltuk takımları ile çıkmak ölümden farksızdı. Dinlene dinlene sadece üzerlerinde oturmak için yapılmış bu takımları taşıdık.

Neyse ki yatak odaları biraz daha pratik bir şekilde taşınabiliyordu. Parçalara ayrılmış yatak odası kolaylıkla yukarı taşındı. Sadece yatak odasının yatak kısmı bizi zorladı. Beyaz eşyayı henüz almamışlar sadece fırın ve buzdolabı vardı. Bunları da kolayca çıkardık.

Bir diğer avantajımız ise çocuk odası olmayışıydı. Yeni evli çiftin çocuk odası ya da genç odası alması saçma olurdu. Eşyalar yukarıya taşındıktan sonra hikayem renklenmeye başladı. Koltuk takımları ile ilgili çift arasında gerginlik yaşanmaya başladı. Koltukların yeri konusunda tartışmaya başladılar. Erkek başka söylüyor bayan başka bir konum belirtiyordu. Birisi ötekinin tercihini beğenmiyor arada bir seslerini birbirlerine yükseltiyorlardı. Sakin olmaları konusundaki telkinlerimiz boşaydı. Yorgunluğun verdiği sinirle daha da ateşlendi tartışma.

“Yatak odası ve koltuk takımları senin seçimindi. Bari evdeki konumlarını ben belirleyeyim” diye arkadaşım çıkışmaya başladı. Eski defterler açıldı. Birbirleri hakkında kötü sözler söylemeye başladılar. Sonra arkadaşım bizimle geldi. Ertesi sabah ayrılmaya karar vermişlerdi. İnsanların mobilya yüzünden kavga edip hayatlarını bu denli etkileyebileceklerine işte o an inandım. Aslında sorun mobilya değildi. Mobilya sadece içlerinde bastırdıkları ortaya çıkarmıştı. Yoksa kim mobilyanın yeri için sevdiği kişiden vazgeçer.

Olan bana oldu. İki hafta kendime gelemedim. Taşıdığım koltuk takımları hala aklıma geliyor ve vücudumda ağrılar hissediyordum. Bu da bir garip hikâyeydi başımdan geçen.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder